Sign in to follow this  
Guest DOĞRU YOL

Boynunuzu Kütletirken Felç Olabilirsiniz !

Recommended Posts

Guest DOĞRU YOL

Yoğun iş stresiyle birlikte masa başı işlerin, insanları rahatlamak için çeşitli vücut hareketleri yapmaya yönlendirdiğini söyledi.

Parmak ve boyun çıtlatma gibi hareketlerin psikolojik bir rahatlamaya neden olduğunu belirten Prof. Dr. Havıtçıoğlu, bu hareketlerin ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirebileceğine dikkati çekti. Sürtünmeli eklem yerlerinin vücutta en çok çıtlatılan bölgeler olduğunu, iki kemiğin birleştiği yerde bulunan bağlantı kapsülünü yağlayan sıvının bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Havıtçıoğlu, parmakların gerilmesi esnasında kapsülün de gerildiğini, bunun içindeki sıvının basıncının azalarak gaz kabarcıklarının patladığını, çıtırdama sesinin ise bu yüzden oluştuğunu bildirdi.

FELCE KADAR GÖTÜREBİLİR

Boyun ve parmak çıtlatmanın çok doğru olmadığına vurgu yapan Prof. Dr. Havıtçıoğlu şunları söyledi:

“Eklemlerimizden çoğu kez ses çıkarmak için yapılan zorlayıcı hareketler var. Boynunu sağa sola çevirip kütletme ve elleri, ayakları, dizleri zorlayarak çıtlatmak gibi hareketler bunlar. Bu tür hareketlerin yapılması doğru değil. Parmaklarımızı ya da diz eklemlerimiz menteşe tipinde eklemlerdir ve bu eklemlerin beslenmesi eklem içindeki sıvıyla oluyor. Sıvının hareketiyle kıkırdağın beslenmesi ve buna bağlı hareketler esnasında eklem yüzeylerinin düzgün olması sağlanıyor.”

Zorlayıcı hareketlerle çıtlatmanın, eklem kıkırdağının bozulmasına, hasar görmesine, halk arasında kireçlenme diye bilinen tablolarla karşılaşılmasına neden olduğunu bildiren Prof. Dr. Havıtçıoğlu, şöyle devam etti:

“Boynu aniden sağa sola çevirip kütletme omurilik yaralanmalarına, felce neden olabilir. Eklem hareketleri dışında da omuzunu oynatarak ses çıkaran ya da kalçasını oynatarak ses çıkarın insanlar var. Bu yöntemle ses çıkarma işlemi, adalelerin birbiri üzerinde kayarken çıkardığı sestir. O ayrı bir rahatsızlık, sorundur. Eklemlerden ses çıkarmak için yapılan hareketler gereksiz, aşırı yapıldığı zaman kıkırdakta hasarlar oluşturabilecektir. Bu rahatlama genelde psikolojiktir. Bu tür hareketler eklemin aşırı zorlanmasına neden olduğu için zararlıdır.”

Melbourne Üniversitesinden bir ekip, hafıza zayıflığı olan 50 yaş ve üzerindeki 138 kişi üzerinde, evde yapılan bedensel aktivitenin etkisini araştırdı. Gönüllülerden bazılarından 24 hafta boyunca haftada 3 kez 50 dakika, yürümek gibi orta derecede fiziksel aktivitede bulunmaları istendi. Diğerlerinden ise egzersiz yapmaları talep edilmedi.

Araştırma sonucunda yapılan testlerde, egzersiz grubundakilerin hafıza testlerinde daha başarılı oldukları, bunama belirtileriyle ilgili testlerdeki skorlarının ise düşük olduğu belirlendi.

Denekler daha sonra da takip edildi ve egzersiz programı bittikten sonra yararlarının 12 ay boyunca devam ettiği görüldü.

Kalp-damar sistemine faydalı olduğu bilinen egzersizin beyne kan gitmesini sağladığı için hafızanın işleyişine de yardımcı olabildiği belirtiliyor.

Journal of the American Medical Association’da yazan araştırmacılar, “Orta derecede idrak sorununda 36 ayda önemli etkisinin olmadığı görülen ilaç tedavisinin aksine bedensel aktivite; depresyon, yaşam kalitesi ve kardiyovasküler sistemin çalışmasına ilişkin araştırmaların da gösterdiği gibi, sadece hafızanın işleyişine fayda sağlamakla kalmıyor, sağlığa başka yararları da bulunuyor” dediler.

Alzheimer Derneği’nden Susanne Sorensen de, “Düzenli egzersiz bunama riskini azaltmanın en iyi yollarından biri ve bunamanın ilerlemesini yavaşlatabilir” dedi.

Amerikan Kalp Derneğinin hazırladığı raporda, 13-16 yaş arası çocukların günde 6,5 saatten az uyuması halinde, onları gelecekte yüksek tansiyon gibi sorunların beklediğine dikkat çekildi.

Raporda, çocukların bu sorundan kurtarılması için yatak odalarındaki teknolojik istilanın durdurulması isteniyor. Bunun için ailelerin, çocuklarının yatak odalarından; bilgisayar, bilgisayar oyun konsolları, cep telefonları ve mp3 çalarlar gibi cihazları uzaklaştırmaları gerekiyor. Araştırmaya göre, çocukların büyük bölümü, 8-9 saatlik uyku yerine geç saatlere kadar ya da gecenin bir yarısı kalkarak televizyon izliyor, müzik dinliyor veya arkadaşları ile mesajlaşıyor ve vücudun ihtiyacı olan uykuyu alamıyor.

Minnesota Üniversitesi Halk Sağlığı bölümündeki bazı araştırmacıların raporuna göre de odalarında televizyon bulunan çocuklar, bulunmayanlara göre daha çok abur cubur tüketiyor ve daha az fizik kültür aktivitesinde bulunuyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now

Sign in to follow this