Sign in to follow this  
Guest DOĞRU YOL

İngilizleri Tuvalete Mahkum Eden Hastalık...

Recommended Posts

Guest DOĞRU YOL

Belki siz de duydunuz... okudunuz.... sindirim sistemine yerleşen ve bulantı, kusma, ishal ile seyreden virüslerin yol açtığı bu salgın hastalığın etkeni nörovirüsler. Belki ismi yabancı gelebilir, ama bu virüsler de, özellikle okul, hastane, lokanta... gibi ortamlarda yol açtıkları salgınlar da tıp dünyası için hiç de yeni değil.

40 yıldan beri biliniyor

Norovirüsler, defa 1968 yılında Ohio eyaletinde Norwalk’ taki bir okulda çıkan salgınla tanınmışlardır; zaten isimleri de buradan gelmektedir. Önceleri ‘Norwalk like virus’ olarak adlandırılan bu virüsler günümüzde ‘norovirüs’ adıyla bilinmektedir. Bu virüslerin beş ana grubu ve bunların da alt tipleri vardır.

Nedir bu İngiltere’ yi ayağa kaldıran hastalık diye merak edenler için kolay okunup kolay anlaşılabilecek soru-cevap şeklinde bir yazı hazırladım.

Hastalığın ismi var mı?

Norovirüslerin yol açtığı hastalık tablosu akut olarak başlayan bir gastro-enterit, yani mide-bağırsak iltihabıdır. Amerika’da bu hastalık için pek de uygun olmayan bir terim olan ‘mide nezlesi’ ismi de kullanılır.

Bulaşma nasıl olur?

Virüsler esas olarak dışkı ile kirlenmiş yiyecek ve içecekler aracılığıyla ya da doğrudan insandan insana sindirim sistemi aracılığı ile bulaşır. Daha seyrek olarak da virüs bulaşmış bazı eşyalarla da bulaşma mümkündür, ama solunum yoluyla bulaşma olmaz.

Deniz ürünleri ve dondurulmuş besinlerin yenmesiyle de bulaşma olabilir, çünkü virüsler soğuğa karşı çok dayanıklıdır.

Kimler risk altındadır?

Hastalık her yaştan insanda görülebilir, özellikle toplu olarak yemek yenilen lokanta, yemekhane... gibi yerlerde salgın ihtimali daha yüksektir.

Kimlerde tehlikeli olur?

0 kan grubundan olanlarda enfeksiyon daha ağır bulgular verir. Bir de küçük çocuklar, yaşlılar, bağışıklığı baskılayan hastalığı olanlar, böbrek ve şeker hastaları ile idrar söktürücü ilaç kullananlarda su kaybının yarattığı tehlikeler daha büyüktür.

Hastalık nasıl başlar?

Hastalığın kuluçka devri, yani virüs alındıktan hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasına kadar geçen süre 24-48 saattir, ama bu süre bazen 12 saat bile olabilir.

Belirtiler nelerdir?

Hastalık ani olarak bulantı, kusma, su gibi ishal ve karında kramp şeklinde ağrılarla başlar. Kusma çocuklarda hem daha sık ve hem de daha şiddetlidir. Bazı hastalarda hafif derecede üşüme, titreme, ateş, baş ve kas ağrıları ile genel halsizlik de olabilir. Hastalık insanları çok şiddetle etkilemesine karşılık, belirtiler genellikle bir-iki gün sonra tamamen kaybolur.

Kusma ve ishal sebebiyle vücuttan aşırı miktarda su kaybedilmesi ve ağız yoluyla yeter kadar sıvı alınamaması, özellikle küçük çocuk, yaşlılarda ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde çok ciddi sorunlara yol açabilir.

Tedavisi var mıdır ?

Bugün için elimizde norovirüslere karşı etkili ne bir ilaç ve ne de bir aşı vardır. Antibiyotiklerin de hiçbir yararı yoktur.

Hastaların yapması gereken en önemli şey, vücutlarının susuz kalmaması için çok bol su, meyve suyu... gibi sıvı içmeleridir. Ciddi sıvı kaybı olan hastaların hastanelerde yatırılarak serumlarla tedavileri gerekir.

Bağışıklık oluşur mu?

Norovirüslerle geçirilen enfeksiyonlardan sonra sadece birkaç ay süren bir bağışıklık oluştuğu için insanlar bu virüslerle hayatları boyunca birçok kere hastalanabilirler. Virüslerin pek çok türünün olması da hastalığın tekrarlamasında önemli rol oynar.

Önlemek için ne yapmalı?

Eller, özellikle de tuvaletten ve bebeklerin bezleri değiştirildikten sonra iyice yıkanmalı. Sebze ve meyve gibi yiyecekler de yenmeden önce çok iyi yıkanmalı ve temizlenmeli. Hastaların kusmukları ile bulaşmış olan elbise, çarşaf... gibi giyecekler hemen ortadan kaldırılmalı ve sıcak su ve sabunla yıkanmalı. Kusmukla bulaşmış olan yüzeyler çamaşır suyu ile tuvaletler de basınçlı su ile iyice temizlenmeli. En önemlisi de ahçı, garson... gibi yemek hazırlanması ve sunumunda çalışanların en az iki hafta süreyle işlerinden uzak kalmaları.

Gelelim neticeye

Maazallah bu salgın bizde olsaydı, ne pisliğimiz kalırdı... ne sağlık bilinçsizliğimiz... ne geri kalmışlığımız. Kimler, kimlere hem de nasıl fırçalardı; ama şansımız varmış.

Solaklığın sebebi

İnsanların bir kısmının sol ellerini veya ayaklarını kullanmalarının sebebi tam olarak bilinemiyor. Dünya nüfusunun yarısı solak olsaydı veya dünyada hiç solak bulunmasaydı, bu durum tabiatın kurallarına daha uygun olabilirdi, ama durum öyle değil. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan istatistikler insanların ancak yüzde 10’ unun solak olduğunu gösteriyor.

Eskiden tek yumurta ikizlerinin yüzde onunun farklı ellerini kullanması, solaklığın genetik olmadığına kanıt olarak gösterilebilir. Oysa, İngiliz bilim adamları geçtiğimiz günlerde insanların solak olma ihtimalini artıran geni bulduklarını açıkladılar. Habere göre, "LRRTM1" adlı gen, beynin hangi bölgesinin, konuşma ve duygulanma gibi görevleri yerine getireceğinin belirlenmesinde rol oynuyor.

Solaklık bazı kişilerde patolojik bir durum, yani bir hastalık olarak da kabul edilir. Bunun da, bebeğin anne rahminde gelişimi sırasında karşılaştığı beyin hasarından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Genel olarak, beynin sol yarısı sağa göre daha yavaş geliştiğinden, beynin oluşumu sırasında ortaya çıkan bir problem beynin sağ yarısının hakim olmasına, bu da solaklığa neden olur. Çünkü, beynin sol yarısı vücudun sağ tarafını, sağ yarısı da sol tarafını kontrol eder.

Solaklık iyi mi kötü mü

Solakların, genel olarak sağ ellerini kullananlara göre daha kısa yaşadıkları bilinir. Çünkü, bir kere dünya düzeni sağaklara göredir, mesela aletler hep sağ elini kullananlara göre yapılmıştır. Solaklar daha çok kazalara maruz kalırlar, daha çok yaralanırlar ve ölürler. Ayrıca, bazı hastalıklar ve rahatsızlıklar solaklarda daha fazla görülür.

Solaklar bir taraftan da şanslıdır, çünkü az bulunan şey daima daha kıymetlidir. Üstelik, Leonardo Da Vinci, Picasso, Beethoven, Mozart, Bach, Büyük İskender, Sezar, Napolyon, Einstein, Newton, Pele, Maradona…. gibi sayısız sanatçı, bilim ve devlet adamı, sporcu ve daha nice ünlünün solak olduğunu da unutmamak lazım.

Orhan Veli’ nin bir şiiri ile sözü bağlayalım:

Sarhoş oldum da

Seni hatırladım yine

Sol elim

Acemi elim

Zavallı elim

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now

Sign in to follow this