Can S. 152 Report post Posted August 3 Omurilik Felçlisinde Bası Yarası Başladığında Ne Yapılmalı? Bası yarası; uzun süreli basınç, sürtünme ve dokuların kayması sonucunda cildin veya cilt altındaki dokuların zarar görmesidir. Her zaman önce açık yara şeklinde görülmez. İlk belirti; özellikle kuyruk sokumu, kalçalar, oturma kemikleri, topuklar, ayak bilekleri ve dirseklerde ortaya çıkan ve bası kaldırıldıktan sonra geçmeyen kızarıklık olabilir. Bazı yaralar ise cilt henüz açılmadan, deri altında gelişerek mor veya koyu renkli bir alan ya da kanlı su toplaması şeklinde görülebilir. Cildin kapalı olması, altında hasar bulunmadığı anlamına gelmez. 1. Yaranın üzerindeki bası hemen kaldırılmalı Kızarıklık, morarma, su toplaması veya açık yara fark edildiğinde yapılacak ilk iş, o bölgeye gelen basıyı tamamen kesmektir. Yara kalçada, kuyruk sokumunda veya oturma kemiklerinin üzerindeyse “daha az oturmak” çoğu zaman yeterli olmaz; mümkün olduğunca yaranın üzerine hiç oturmamak gerekir. Böyle durumlarda doktor ve yara bakım ekibinin belirleyeceği şekilde bir süre yatak istirahati gerekebilir. Ancak sürekli aynı tarafa yatmak da yeni bası yaralarının oluşmasına neden olabilir. Yatakta, yaranın üzerine yük bindirmeyen pozisyonlar belirlenmeli ve genellikle 2–4 saatte bir pozisyon değiştirilmelidir. Uzun süre yatacak kişilerde pıhtı, eklem sertliği, solunum problemi ve başka bölgelerde yara oluşması gibi riskler bulunduğundan yatak istirahati gelişigüzel değil, sağlık ekibinin hazırladığı bir planla yürütülmelidir. 2. Minder ve yatak kişiye özel seçilmeli Sadece “kaliteli” veya pahalı bir minder almak yeterli değildir. Minder kişinin kilosuna, vücut şekline, oturma pozisyonuna, yara yerine ve sandalye ölçülerine uygun olmalıdır. Mümkünse FTR hekimi, fizyoterapist veya oturma sistemi konusunda deneyimli bir ergoterapist tarafından değerlendirilmelidir. Hava hücreli, uygun köpüklü veya başka tür basınç dağıtıcı minderler kullanılabilir; ancak hava minderlerinin doğru şişirilmesi, minder kılıfının düzgün takılması ve minder tabanına kadar çökmenin olup olmadığının düzenli kontrol edilmesi gerekir. Ortası delik simit veya halka biçimindeki minderler kullanılmamalıdır; kenarlarında basıncı artırarak dolaşımı ve dokuları daha da bozabilir. Yatak da basıncı dağıtan özellikte olmalıdır. İleri yaralarda havalı veya daha gelişmiş yara yatakları gerekebilir. Ancak en iyi minder veya yatak bile pozisyon değiştirme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. 3. Yaranın nedeni bulunmalı Yara yalnızca uzun süre oturmaktan kaynaklanmayabilir. Şunlar da araştırılmalıdır: Sandalyede öne veya yana kayma Yanlış oturma pozisyonu ve uygun olmayan sırtlık Transfer sırasında kalçanın sürtmesi veya bir yere çarpması Minderin havasının eksik olması veya süngerinin çökmesi Tuvalet ve duş sandalyesinde uzun süre kalma Kıyafet dikişleri, cepler, fermuarlar veya katlanmış çarşaf İdrar ya da dışkı kaçırmaya bağlı nem Spazmlar nedeniyle cildin yatağa veya sandalyeye sürtünmesi Topukların veya ayak bileklerinin sürekli yatağa temas etmesi Yaranın asıl nedeni düzeltilmezse pansuman yapılsa bile yara kapanmayabilir veya kapandıktan sonra tekrar açılabilir. 4. Yara mutlaka sağlık personeli tarafından değerlendirilmeli Yaranın evresi, derinliği, akıntısı, kokusu, çevresindeki cildin durumu ve altta boşluk ya da tünel bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Pansuman malzemesi de yaranın durumuna göre seçilmelidir. Çevreden duyulan krem, pudra, antibiyotikli merhem veya farklı maddeler gelişigüzel kullanılmamalıdır. Özellikle aşağıdaki yaralar omurilik yaralanması ve yara bakımı konusunda deneyimli bir merkeze yönlendirilmelidir: Derin veya yağ dokusunun görüldüğü yaralar Kas, tendon ya da kemiğin görüldüğü yaralar Üzeri siyah veya sarı ölü dokuyla kaplı, derinliği anlaşılamayan yaralar Morlaşmış, kanlı su toplamış veya derin doku hasarından şüphelenilen bölgeler Bu yaralarda kemik enfeksiyonu dâhil ciddi komplikasyonlar gelişebilir. 5. Enfeksiyon belirtileri takip edilmeli Bası yarasının bulunması tek başına antibiyotik kullanılması gerektiği anlamına gelmez. Ancak yara giderek büyüyor veya derinleşiyorsa, akıntısı artıyorsa, kötü koku oluşmuşsa, çevresinde kızarıklık ve şişme varsa ya da kişide ateş, titreme ve belirgin halsizlik gelişiyorsa enfeksiyon açısından hızlıca değerlendirilmelidir. Omurilik felçlilerinde ağrı hissedilmeyebileceğinden enfeksiyon bazen artan spazm, terleme, huzursuzluk, nöropatik ağrı veya otonom disrefleksi ataklarıyla kendini gösterebilir. İyileşmeyen veya sürekli tekrarlayan derin yaralarda kemik enfeksiyonu da araştırılmalıdır. 6. Beslenme yalnızca “çok protein yemek” değildir Yara iyileşirken vücudun hem yeterli proteine hem de yeterli enerjiye ihtiyacı vardır. Yeterince kalori alınmadan yalnızca protein artırılırsa vücut proteinin bir bölümünü yara onarımı yerine enerji üretmek için kullanabilir. Her ana öğünde bir protein kaynağı bulunması yararlıdır: Yumurta Yoğurt, kefir, süt ve peynir Et, tavuk, hindi veya balık Mercimek, nohut, kuru fasulye gibi baklagiller Bunlara ek olarak sebze, meyve, tam tahıllar ve zeytinyağı gibi sağlıklı enerji kaynakları tüketilmelidir. İştahsızlık varsa üç büyük öğün yerine protein içeren daha küçük öğünler ve ara öğünler hazırlanabilir. Evre 2–4 yaralarda bazı omurilik yaralanması kaynakları günlük proteini yaklaşık 1,25–1,5 gram/kg aralığında değerlendirmektedir. Örneğin 70 kilogramlık bir kişi için bu yaklaşık 88–105 gram protein eder. Ancak bu miktar herkese doğrudan uygulanmamalıdır. Özellikle böbrek hastalığı, kalp yetmezliği, karaciğer hastalığı veya sıvı kısıtlaması bulunan kişilerde protein ve sıvı miktarı doktor ve diyetisyen tarafından belirlenmelidir. Yeterli sıvı alınması da önemlidir. Ancak böbrek veya kalp hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması varsa kişinin kendi tedavi planına uyulmalıdır. Vitamin ve mineraller öncelikle yiyeceklerden karşılanmalı; yüksek doz çinko, vitamin veya “yara iyileştirici” takviyeler kan değerleri ve böbrek fonksiyonu değerlendirilmeden kullanılmamalıdır. Bilinen eksiklikler varsa takviye sağlık personeli tarafından planlanmalıdır. Özet Bası yarasının iyileşmesindeki en önemli üç konu şunlardır: Yaranın üzerindeki basıyı tamamen kaldırmak, yaranın nedenini ortadan kaldırmak ve vücudun ihtiyacı olan protein, enerji ve sıvıyı yeterli şekilde sağlamak. Sadece pansuman yapmak veya yalnızca protein tüketmek yeterli değildir. Minder, yatak, oturma pozisyonu, transfer şekli, tuvalet sandalyesi, nem, spazm, beslenme ve enfeksiyon ihtimali birlikte değerlendirilmelidir. Share this post Link to post Share on other sites