Dogru_Yol

Engelli İstihdamında Yine Hülle !

Bu konuda 1 ileti var

Engelli İstihdamında Yine Hülle !

Fikret Gökçe

Anımsayacaksınız, Başbakan Erdoğan 2005 yılını engelliler için istihdam yılı ilan etmişti. Engelli camiasında büyük bir sevinç yaratan bu açıklamaya göre 50 bin dolayında engelli yurttaşımız iş sahibi olacaktı. 2004 yılının son aylarında yapılan bu açıklama, 2005 yılının engelliler açısından mutlu bir yıl olacağı müjdesini veriyordu.

Bu açıklamadan kısa bir süre sonra, Aralık ayının son haftasında, AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısında Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN özelleştirilecek kuruluşlar için engelli istihdamı zorunluluğunu ortadan kaldıran bütçe hükmüne büyük tepki gösterdi. 2005 yılını ÖZÜRLÜ İSTİHDAM YILI ilan ettiğini, bunun için kampanya yürüttüğünü anımsatan Başbakanın böyle bir ortamda Bütçe Kanunu’na konulan bir hükmün kendisini zor durumda bıraktığını söyleyerek, Devlet Bakanı Ali BABACAN’a, “ Neden bana sormadan böyle bir hüküm koyuyorsunuz ? Ben daha fazla özürlü istihdam edelim diyorum, siz özürlülerin imkanlarını daraltıyorsunuz. “ dedi. (Bu habere DÜŞÜNSEL Dergisi’nin Mart 2005 tarihli 12. Sayısında yer vermiştik)

Sonuç malum…

Aradan beş yıl geçti. Bu kez de engellilerden sorumlu devlet bakanı Selma Aliye KAVAF basına verdiği bilgide, özürlülerin aktif istihdamı bakımından 2010 yılının ALTIN BİR DÖNEM olacağını belirtti. 2010 yılı Merkezi Bütçe Kanunu’nda yapılan değişiklikle kamudaki engelli istihdamının, kadro sınırlamasının dışında bırakıldığını da söyleyen bakan, böylece yükümlülüklerini yerine getiremeyen kamu kurum ve kuruluşlarının 2010 yılı içerisinde özürlü kontenjanlarının tamamını kullanabileceğini sözlerine ekledi. 657 sayılı kanunun 53. maddesine göre yapılacak özürlü personel atamalarının istisna kapsamında tutulduğunu açıklayan bakan, bu düzenlemeyle kadro sayılarının %3’ü oranında özürlü çalıştırmak zorunda bulunan ancak bu yükümlülüklerini kadro sınırlaması ve diğer nedenlerle yerine getiremeyen kamu kurum ve kuruluşları, 2010 yılı içerisinde özürlü kontenjanlarının tamamını doldurabileceklerini söyledi.

Halen kamu kurum ve kuruluşlarında 48 bin 549 özürlü kadrosunun bulunduğu, bunun ancak 10 bin 357’sinin istihdam edildiği, 38 bin 192 kadronun ise boş bulunduğu biliniyor..

Bu açık kadroların bin 813’ü Adalet Bakanlığı’nda, 619’u İçişleri Bakanlığı’nda, 16 bin 256’sı Milli Eğitim Bakanlığı’nda, 8 bin 51’i Sağlık Bakanlığı’nda, 780’i Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda, bin 638’i Diyanet İşleri Başkanlığı’nda, 628’i Gelir İdaresi Başkanlığı’nda, 6 bin 229’u Emniyet Genel Müdürlüğü’nde, 229’u Orman Genel Müdürlüğü’nde, bin 949’u da diğer kamu kurum ve kuruluşlarında bulunuyor.

Bilindiği gibi; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre bütün kamu kurum ve kuruluşları çalıştırdıkları personele ait kadrolarda %3 oranında engelli çalıştırmak zorundadır. Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları İle Yapılacak Sınavları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; kamu kurum ve kuruluşlarınca, özürlü açığı bulunduğu sürece, her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz-Ağustos, Ekim-Kasım dönemlerinden bir veya birkaçında sınav yapılmak suretiyle, özürlülere tahsis edilen boş kadroların ilgili mevzuatına göre doldurulması gerekmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinin takip ve denetiminden Devlet Personel Başkanlığı sorumludur.

Yukarıda değindiğimiz açıklamaya göre; bu yılın Nisan-Mayıs dönemi için ancak 5 bin 148 kişilik sınav açıldı. 5000’i Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açılan bu sınavların sadece 2’si ilköğretim mezunları içindir. Geriye kalan 5 bin 146 sınav ise, lise ve yüksek okul mezunları içindir. Oysa Türkiye Özürlüler Araştırmasına göre engelli nüfusun sadece yüzde 8.8’i lise ve yüksek okul mezunudur. Bu duruma göre engelli nüfusun % 91.2’si sınav için başvurma hakkından bile yoksun bırakılmıştır.

Yine aynı araştırmaya göre; toplam nüfus içinde her on kişiden birinin okuma yazma bilmediği, bu oranın süreğen hastalığı olanlarda iki kişiye, ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel özürlü olanlarda dört kişiye çıktığı açıklanmaktadır. Bilindiği gibi; toplam nüfus içindeki oranı % 12.29 olan engellilerin, % 2.58’i ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel engelli, % 9.70’i süreğen hastalığı olanlardır.

Ülkenin bu gerçeği ortada iken, açılmış ve açılacak olan sınavların lise ve yüksek okul eğitimlerini tamamlamış engellilere yönelik olması, sonucun yine hüsran olacağını göstermektedir.

Anlaşılan, topluma kazandırılmaları, kimseye muhtaç olmadan bağımsız bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için bunca uğraş verilen, okul ve merkezlerde eğitim ve rehabilitasyon almaları sağlanan zihinsel engelliler için yine değişen bir şey yok.. Onların anneleri, “BEN ÖLÜNCE O’NA KİM BAKACAK ?” diye yine haykırmaya devam edecek.

Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı bu sınavlara girebilmek için adaylardan sınav ücreti olarak 120 TL istemektedir. Yasaların öngördüğü istihdam hakkından yararlanabilmek ve anayasal hakkı olan onurlu bireyler olarak yaşamak isteyen, zaten büyük ekonomik sorunlarla boğuşan engellilerden istenen bu ücret ile sınava girebilmeleri için ortaya konulan eğitim koşulunun gerekçesini anlayabilmek zordur.

Artık her beş yılda bir, “Bu yıl İstihdam Yılı, 2010 Altın Yıl” gibi söylemlerin kulağa hoş geldiğini söylemek istiyor, ancak, ancak içlerinin boş olduğunu görmek istemiyoruz.

Kaynak

1 kişi bunu beğendi

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap