Dogru_Yol

Cinsellik Ve Cinsel Eğitim

1 post in this topic

Günlük yaşantımız, daha önceden gözlemleyerek, deneyerek ya da farkında olmadan öğrenmiş olduğumuz becerilerimiz sayesinde sürüp gitmekte. Evden çıkarken kapıyı kilitleriz. Yolda yürürken hızımızı ve rotamızı diğer insanlara göre ayarlamamız gerektiğini biliriz. Bir tanıdık gördüğümüzde öğrenmiş olduğumuz sosyal becerilerimiz devreye girer ve gülümser, selam veririz. Bütün bunlar olup biterken o anda ne yapacağımızı düşünmeyiz İşte bütün bunlar hafızamızdan gerekli durumlarda bulup getirdiğimiz yaşamsal öneme sahip becerilerdir.

Cinsellik ise yaşamımızın en önemli parçalarından biri. Ancak cinsellikle ilgili bilgilerimizi, düşüncelerimizi ve becerilerimizi nasıl ve kimlerin etkileriyle öğrenmiş olduğumuz hakkında çok az fikrimiz vardır. Cinsellik herkesin doğduğu andan itibaren yaşamında yer etmeye başlar.Cinsellikle ilgili değer yargılarımız, tutumlarımız, ayıp ve yasaklar, içinde bulunduğumuz ailede başlayan ve sosyal çevremizle devam eden bir ağ tarafından biz farkına bile varmadan bize öğretilir. Ergenlik çağına geldiğimizde artık sadece kendi dürtülerimizle değil bu öğrenilmiş toplumsal değer yargılarıyla birlikte başlarız ilk cinsel yakınlaşmalarımıza.

Peki nedir farkında bile olmadan öğrenmiş olduğumuz bu bilgiler? Genelde cinsellikle ilgili ilk mesajlar ailede başlar.Cinsel organlarımızın elimiz kolumuz gibi bize ait görülmediği, bakılmaması, dokunulmaması gereken yasaklı alanlar olduğu mesajını alırız ilk önce.. Ve çocukluk döneminin en doğal özelliği olan bedenimizi keşfetme duygumuz bir çırpıda ortadan kaldırılır. Çoğu anne- baba çocuklarının cinsel organını ellemesi, tanımaya çalışması durumuyla karşılaştıklarında çaresiz bir panik durumu yaşarlar..Çocuğa sürekli müdahale edilir ve devam ettiğinde kızgınlıkla karşılanır. Böylece cinselliğe ilişkin ilk ayıp, yasak ve kötü mesajını öğrenmiş oluruz...

İşte bütün bu ve benzeri mesajlar, kişi için cinsel bellek haline geldiğinde, artık yaşamın en keyifli yanlarından biri olan cinsellik, bir kaygı ve stres kaynağı haline dönüşmüştür bile. Cinsellikten nasıl keyif alınacağını, sağlıklı ve güvenli cinsel birlikteliği, nelerin hoşa gidip nelerin gitmediğini, hoşa gitmeyen cinsel davranışları doğru iletişim yoluyla çözümlemeyi ve daha güzel sevişmek konusunda kendimizi nasıl geliştirebileceğimizi öğrenmemişizdir. Çünkü cinsel eğitim evde, okulda, sokakta bir cinsel korku eğitimi halinde verilir. Arkadaşlardan, büyük abi ve ablalardan edinilen bilgiler ise abartılı, gerçek dışı ve bu kaygıyı arttıracak öğelerle doludur çoğu zaman. Konuşma dilimizde cinsellik küfürlerin tam ortasında, en aşağılayıcı ve öteleyici şekilde yer alır.Erkeklerin abartılı hikayelerinde övünme, kadınların ise eşlerini memnun etme bazen de cezalandırma aracıdır. Kadın için cinsellikten zevk almak ayıp, cinselliği talep etmek, hoşlandığı davranışlar hakkında eşiyle konuşabilmek ise çoğu kez hafif kadın olarak etiketlenmekle eş değerdir.

Erkeklerin ise doğuştan becerikli, bilgili ve üstün olması beklenir söz konusu cinsellik olduğunda. Her zaman hazır bulunmalı ve her durumda çok zevk almalıdır erkek adam cinsellikten. Bu kadar çok şey beklenirken kendisinden, doğaldır ki erkek için yatağa girdiğinde aklında olan tek şey alacağı haz olmayacaktır. Kendisinden beklentileri hazdan çok kaygıyı diri tutar sevişme esnasında.

Görüldüğü gibi aslında kadın da erkekte benzer karamsarlıklar yaşarlar cinsel eğitimsizlik çıkmazında. Anne babalar kendileri için cinselliğin zevkli ve geliştirilebilir, güzel sevişmenin öğrenilebilir bir beceri olduğunu kavradıklarında çocuklarına da sağlıklı cinsel eğitim verebilir ve kendi olumlu bakış açılarıyla çocuklarına model olabilirler. Bu şekilde cinsellikle ilgili korku ve kaygılar cinsel sorunlar haline gelmeden çözülebilir ve toplumun yüklediği olumsuz cinsel inanışlar çocuk tarafından benimsenmeden aile içinde doğru şekliyle öğretilebilir.

Cinsel eğitim doğumdan itibaren başlar. Yetişkinlikte de kişinin danışarak, okuyarak, doğru ve güvenilir kaynaklara ulaşması yoluyla devam eder. Cinsel eğitim için hiç bir yaş geç değildir. Hiç kimse cinselliğini keyif almadan, kendi haz kaynaklarını geliştirmeden, bedenini tanımadan yaşamak zorunda değildir. Önemli olan cinselliği kaygılardan ve korkulardan çok uzakta, sağlıklı ve keyifli halde yaşamak için kendimize öğrenme şansını verebilmemizdir.

Mutlulukların bizim çabamızla varolduğunu unutmayalım. Değişme ve değiştirme gücümüzün hep farkında olalım.

Güzel günler ve keyifli bir yaşam dileğiyle...

Uzm. Psk. Zeynep Tekin Babuç

Kaynak

1 person likes this

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!


Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.


Sign In Now