Sumeye

11 Ayın Sultanı Ramazan Ayı Nedir?

Bu konuda 3 ileti var

'Eğer siz, Ramazanın kıymetini bilseydiniz, bütün senenin Ramazan olmasını isterdiniz Nebevî sözün manasını, Ramazan ayının aramızdan ayrılıp gitmesiyle yaşadığımız burukluk, üzerinden bir kaç ayın geçmesiyle kalbimizin derinliklerinde hissettiğimiz özlem ve gelmesi yaklaştıkça da duyduğumuz heyecanla daha iyi anlıyoruz kanaatindeyim.

Çünkü Ramazan, bizi yansıtıyor, bizi bize hatırlatıyor, yıl boyunca biriktirdiğimiz birtakım hoş olmayan alışkanlıklardan, görünen veya görünmeyen hastalıklardan arındırıyor; en önemlisi de bizleri yaradanımızla barıştırıyor.

Ve işte bütün güzellikleriyle bir kez daha aramıza teşrif ediyor, bizim bütün eksiklerimize rağmen, gönüllerimize, evlerimize, mahallelerimize ve camilerimize geliyor. Sohbetlerimize konuk ve konu oluyor. Bizleri sağ selamet Ramazana kavuşturup Mükafatını ancak ben veririm buyurduğu Ramazan orucunu tutmamızı bizlere nasip eden, Yüce Rabbimize hamd ve senalar olsun.

Evet, Ramazan ayı geldi gelmesine de acaba bizler onu hakkıyla ağırlayabiliyor muyuz? Ferdî yaşamımızda, evlerimizde, mahallelerimizde, camilerimizde Ramazana yakışır bir şekilde ağırlayabiliyor muyuz, bu ayı? İşte bu soruya cevabımızın evet olabilmesi için ve Ramazan ayını ruhuna uygun ihya edebilmemiz için, onun özellikleri ve getirdiği mesaj ve dersler üzerinde tefekkür etmemiz kaçınılmaz bir görevdir. Önce bilmemiz gereken şudur ki, Ramazan orucunun farz oluşunu bizlere bildiren ayet-i kerime Ey iman edenler! şeklinde gelmiş*tir. Yani muhatap kitle, iman edenler*dir; oruç gibi müstesna bir ibadeti ancak imanın tadını tatmış olanlar eda ederler. İmanın tadını tatmayı ise, Rasulullah (s.a.v) efendimiz şöyle ifade etmişlerdir:

Şu üç haslet hanginizde bulunursa, imanın tadını tatmış olur.

1- Allah ve Rasulünü her şeyden daha çok sevmesi.

2- Sevdiğini ancak Allah için sevmesi.

3- Ve Allah, kendisini kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmaktan nefret ettiği gibi nefret etmesi.

Ramazan bize geçmiş milletleri de hatırlatarak onların durumuna düşmememizi hatırlatıyor. Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı buyurarak. Çünkü onlar, Ramazan orucunu değiştirdiler ve ruhuna uygun tutmadılar. Ruhuna uygun tutmak ise, ancak yasaklardan korunmak ve getirdiği mesajları gerektiği gibi algılamak ve uygulamakla olur.

Öyle ise Ramazanın bize getirdikleri dersleri ve vermek istediği ruhu özetleyelim:

1- Ramazan ayı: İslamın adeta özetidir. Çünkü Ramazanda, iman var, Kuran var, pratik olarak nasıl tutulacağını bizzat yaşayarak bizlere öğreten, Rasulullah (s.a.v) var. İslamda işte bunlar da özetlenmektedir.

2- Ramazan ayı: Bir yılın finali ve özetidir. Onun için onbir ayın sultanı denilmektedir. Hem ibadet bakımından, hem sevap bakımından, hem de ümmet ruhunun gelişmesi ve yaşanması bakımından müslümanlar, bu ayda nerdeyse onbir aya bedel bir kulluk icra ederler. Zira bu ayda sadece bir gece var ki, bin aydan hayırlıdır ve o gece, Kadir gecesidir.

3- Ramazan ayı: Kuran ayıdır. Kurtuluş reçetesi olan, yaradanın kullarına hediyesi ve mesajı olan Kuran-ı Kerim, işte bu ayda indirilmiştir. İşte onun için bu ay, Kuranla barışma ayıdır, Kuranı öğrenme ve çokca okuma ayıdır, Kuran etrafında buluşma, birleşme ve bütünleşme ayıdır, henüz Kuranla buluşamamış ve tanışamamış olanlarla buluşturma ve tanıştırma ayıdır. Aslında bu günün insanları, onu arıyor fakat önünde o kadar engel var ki, hepsini aşıp da aradığını bulmakta muvaffak olamıyor. Belki de bir vesile lazımdır, ne mutlu Kuran davasına hizmet edip te insanların onunla tanışmasına vesile olanlara. İşte onun için, Kuranı bizlere emanet eden peygamberimiz (s.a.v): En hayırlınız, Kuranı öğrenen ve öğreteninizdir buyurmuşlardır.

4- Ramazan ayı: Ümmetin ayıdır. Rasulullah (s.a.v.) efendimiz, böyle buyuruyor. Çünkü bu ayda ümmet birleşiyor, bütünleşiyor. Bu ayda ümmet yardımlaşıyor, dayanışma içerisine giriyor, İslam kardeşliği ruhu perçinleşiyor, ümmetin binlerce kilometre uzaklardaki parçası olduğu halde iftar sofrasında sıcak bir çorba bulamayan, üstelik tabiî Afetlerden, kötü yönetimler neticesinde ekonomik sıkıntı yaşayan, daha da acı olanı zulüm ve baskı altında feryad eden, veya evleri başlarına yıkılan nice insanların hatırlanarak, maddî ve manevî olarak İslam kardeşliği görevinin yerine getirilmesini gerektiren aydır bu ay. Zira Peygamber efendimiz (s.a.v) Ümmetimin derdiyle dertlenmeyen bizden değildir, buyurmuşlardır.

5- Ramazan ayı: Oruç ayıdır. Oruç ise, imsak vaktinden iftar vaktine kadar aç ve susuz kalmaktan ibaret bir ibadet değildir. Oruç, bütün organlarla tutulması gereken bir ibadettir. Ayeti kerimedeki korunasınız ifadesi işte bunun içindir. Yani, ellerin yanlış iş yapmaktan korunması, ayakların yanlış yerlere gitmekten korunması, dilin gıybet, kötü söz, boş kelâm ve kalp kırıcı ifadeler gibi orucun ruhuna ters düşecek şeylerden korunması, gözlerin haramdan korunması ve kulakların da hak ve hakikatler dışındaki seslerden korunmasıyla, yani bütün organlarla tutulursa oruçtan maksat hasıl olur.

6- Ramazan ayı: Disiplin ve nefsi terbiye ayıdır. Müslümanlara disiplin öğreten, neyi yiyip neyi yemeyeceğini, ne zaman yiyip ne zaman yemeyeceğini öğreten, en öfkeli anında bile ağzından sorumsuzca ve ulu orta sözler söylememeye alıştıran Allahım ben oruçluyum dedirterek nefsi dizginleten, yani nefsi terbiye ettiren aydır, Ramazan ayı. Böylece oruçlu müslüman, güzel ahlak ile süslenir, kişiliği gelişir, şahsiyeti güçlenir ve karakteri güzelleşir.

7- Ramazan ayı: Muhasebe ayıdır. Ramazanla birlikte müslüman, bir yıllık muhasebesini yapar, nerede yanlış yaptım? Kendime, aileme, çocuklarıma, komşularıma ve diğer insanlara karşı, iyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir komşu, bütün insanlarla iyi geçinen bir insan, yani iyi bir kul, iyi bir müslüman olabiliyor muyum? sorularının cevabını ve hesabını gözden geçirir, eksikliklerini gidermek için çalışır.

8- Ramazan ayı sabır ayıdır: Bu ayda mümin kişi en çekici ve nefse çok tatlı gelen nimetlerden sakınıyor, haramlar karşısında sabır gösteriyor, ne kadar sıkıntı ve sorun olsa sabrediyor. Bu da, orucun yeme içme gibi nimetlere karşı oruçlu olmanın ötesinde bir mana ifade eder ki iş*te orucun ruhu ve esprisi de budur.

9- Ramazan ayı: Rahmet, bereket ve mağfiret ayıdır. Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) Ramazan ayını tarif ederlerken Başı rahmettir, ortası mağfiret, sonu da cehennem ateşinden kurtuluştur, buyurmuşlardır.

10- Ramazan ayı: Şeytanların bağlanıp, cennet kapılarının açıldığı aydır. İnsan,dünyada, şeytan ve avanelerinin tuzaklarına düşmeyip, dünyadaki varlık nedeni olan kulluk vazifelerini yerine getiririrse onun dünya yolculuğunun son durağı cennet ve Cemâlullahı görmek olacaktır. Rasulullah (s.a.v.) efendimiz buyuruyorlar: Oruç tutana iki sevinç vardır:1 - İftar ettiğinde. 2-Rabbi ile buluştuğunda.

11- Ramazan ayı: Zekat ve fitre ayıdır. Müslümanlar bu ayda sevabın diğer aylardakinden kat, kat fazla olduğunu bildikleri için, zekatlarını bu ayda vermeyi tercih ediyorlar. Ameller niyete göredir, Allah (c.c.) niyetlerini ve tercihlerini mübarek eylesin. Ancak bir hatırlatmayı da bu vesile ile yapmadan edemeyeceğim. O da şudur ki, Allah (c.c.) Zekat ibadetini kulları arasında sosyal dengeyi sağlamak için farz kılmıştır. Rızkı kulları arasında taksim eden Allah (c.c.) kimini fakir kılarak imtihana tabi tutmuş, kimini de zengin kılarak malının zekatını vermekle mükellef kılıp, imtihana tabi tutmuştur. Onun içindir ki, zekatın ruhuna ve gayesine uygun olabilmesi için, gerçekten ona muhtaç olanlara verilmesi elzemdir. Dünya üzerinde bir lokma ekmeğe muhtaç olan o kadar insan var ki, hatta açlıktan ölen insanların haddi hesabı yoktur. Bunu içindir ki, yüce Rabbimize hamdolsun, yıllardan beri, ellinin üzerinde ülkeye zekat, fitre, kurban ve diğer insanî yardımları başarıyla sürdüren İsviçre İslam Toplumu Millî Zekat-Fitre Kampanyasına katılmak önemlidir.

12- Ramazan ayı bir okuldur, üniversitedir, fakültedir, medresedir. Evet bu ay öyle bir okuldur ki, kurucusu bizzat Allahtır. (c.c.) Hem maddî hem de manevî hastalıklardan kurtulmaları için, Allahın kullarına bir armağanı, bir hediyesi ve bir lutfudur. Onun kıymetini anlatmak için, bünyesinde barındırdığı sadece bir gecenin bin aydan hayırlı bir gece olduğunu söylememiz herhalde yeterli olacaktır.

Allah, nice Ramazanları hakkıyla idrak ve ihya etmeyi nasib eylesin.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.


Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.


Giriş Yap