birisi

Üye
  • İçerik sayısı

    220
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

3 Kendi Halinde

birisi Hakkında

  • Derece
    Azimli Üye
  • Doğum Günü 04-06-1982
  1. Sen başka tenlere hep sağanak yağışlıydın.. Her gece başka gözlere boşalırdın.. Sevgilim evet belki güneş doğmuştu.. Ama soracak olursan bende ki acı hep parçalı bulutluydu.. şeytan göz kırptı bu akşam üstü! Karar verdik seni tam sırtından vurmaya! Tanrı gördü.. Vazgeçtik sonra, şerefine içtik! Yani senin anlayacağın sevgilim; Yine yalnızlığa düşen ben oldum, Hem de tam yüz üstü.. Karabasan gibi bir yalnızlık bu! Sen anlamazsın.. Ne kadar satarsan sat kendini İkinci el ürünlerin içinde bile kendini bulamazsın! Boğazına yapışmıştır acı.. Tanrı gibi hesap soruyordur sana.. Korkudan adını unutturur insana; Ama bir terk edilişi asla! Ağlayacağız! Kaç kadında öldürdüysen kadınlığımı , o kadar gözyaşı borçlusun bana! Kaç adam da aldattıysam içimdeki seni, O kadar gözyaşı harcayacağım uğruna! Yorulacağız! Günahlarımız hangi tartıya koyarsan koy eşit çıkacak beklide! Sen suçlarını sırtında taşımaktan yorulacaksın! Ben suçlarının üstünü örtmeye çalışıp, Sana yardım ve yataklıktan tutuklanacağım! Anlamıyorsun! Ama anla artık! Yanıyoruz sevgilim.. Bak ne yazıyor tabelada.. Cehenneme hoş geldiniz! ‘yere aşk atmak yasaktır' ! alıntı
  2. Kangren başlangıcı olan yaşlı kadın başarılı bir teknikle kurtarıldı. Kalp damar cerrahi uzmanı Doç. Dr. Yusuf Kalko, damarı tıkanan 96 yaşındaki Nadiye Akay'a, ''minimal invaziv damar cerrahi'' yöntemiyle, kendi damarını naklettiklerini belirterek, bu sayede hastanın ayağını kurtardıklarını söyledi. Doç. Dr. Kalko, AA muhabirine yaptığı açıklamada, minimal invaziv damar cerrahi yöntemiyle, diyabet hastası olan ve kalp yetmezliği bulunan 96 yaşındaki Nadiye Akay'ın ağrılarını dindirerek sağlığına kavuşturduklarını belirtti. Akay'ın yaşının ileri olması nedeniyle çeşitli hastanelerde ameliyata alınmadığını belirten Kalko, şöyle devam etti: ''Hastanın sağ bacağında kangren başlangıcı vardı. Hemen ameliyata almamız gerekiyordu. Lokal anestezi sayesinde ameliyat sırasında hastanın durumunu anında takip ettik. Buradaki en önemli nokta, hastayla konuşmak. Bilincini açık tutmak. Bu sayede ameliyat sırasında sonucu görebildik. 96 yaşındaki hastamız, daha ameliyat sırasında ağrısının dindiğini söyledi ve kendisinden aldığımız damarı, tıkalı olan damarın yerine taktık. Hastanın o damarı yenilenmiş oldu.'' Bu tedavi sayesinde, hastanın yoğun bakıma girmediğini ve kalp krizi riskini en aza indirdiklerini kaydeden Yusuf Kalko, yüksek riskli hastaların hayatlarını kurtardıklarını bildirdi. Kalko, yaşlı kişilerin ağrıları olduğu zaman geçiştirilmemesi gerektiğini ve uzman bir doktora tedavi ettirilmesinin önemli olduğunun altını çizdi. Nadiye Akay'ın kızı Emine Karaca ise annesinin 20 gündür ağrıları bulunduğunu dile getirerek, ''Çeşitli hastanelere gittik, kimse bu ameliyata yanaşmadı. Annemin ayağı mosmordu. Şimdi ayağı kurtuldu'' dedi. Nadiye Akay ise ameliyattan önce çok fazla ağrısının olduğunu, operasyondan sonra ise ağrısının kalmadığını belirtti. AA
  3. Engelli Sandalyesi İçin Kapak Kampanyasına Şirketler De Katıldı Ege Üniversitesi(EÜ) Diş Hekimliği Fakültesi'nin yürüttüğü “Tane Tane Kapakları Toplayalım Adım Adım Engelleri Aşalım” isimli proje kapsamında bugüne kadar Ege Üniversitesi(EÜ) Diş Hekimliği Fakültesi'nin yürüttüğü “Tane Tane Kapakları Toplayalım Adım Adım Engelleri Aşalım” isimli proje kapsamında bugüne kadar toplanan yaklaşık 5 milyon kapak, Muzaffer Pınarbaşı İşletmeleri Geri Dönüşüm Tesisleri'ne teslim edildi. Teslim edilen kapaklarla Otto Bock firması 6 adet tekerlekli sandalyeyi EÜ Diş Hekimliği Fakültesi proje görevlilerine verdi. Muzaffer Pınarbaşı İşletmelerindeki toplantıda, EÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Nurselen Toygar ve proje görevlilerinin yanı sıra, İşletme görevlileri ve Otto Bock firması yetkilileri bir araya geldi. Toplantıya tekerlekli sandalyeleri getiren satış sorumlusu İlhan Peri, sandalyelerin özelliklerinden bahsetti. Hem iç hem de dış kullanıma uygun olarak üretilen bu sandalyelerin hastaların rahat kullanımı için en son model ve 2 yıl garantili olduğunu belirten Peri, bu projede yer almaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Projenin hem engelli vatandaşlarımıza yardım amacı hem de çevre kirliliği açısından çok önemli bir katkısı olduğunu söyleyen Muzaffer Pınarbaşı İşletmelerinin Genel Müdürü Engin Ergiç, bu projeye katkıda bulunmaktan onur duyduklarını belirtti. İşletme sahibi Muzaffer Pınarbaşı da toplantıda 10 adet tekerlekli sandalye bağısında bulunacaklarını müjdeledi. Prof. Dr. Nurselen Toygar, öğrencilerin başlattığı bu projenin büyük bir gelişme gösterdiğini ve Türkiye çapında büyük destek gördüğünü belirtti. Prof. Dr. Toygar; “Bizim için tek kapak bile çok büyük önem taşımaktadır. Bu kapaklar tek tek toplanarak dağlar oluşturuyor. Bu konuda duyarlı olan herkesin desteklerini bekliyoruz. Şimdiye kadar ülke çapında anaokulları dahil bir çok ilkokul öğrencisi bize destek verdi. Bu projenin onların kişisel gelişimi için de önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum” dedi. Kosava'dan ülkemize eğitim için gelen Kushtrim Ahmeti'nin de içinde bulunduğu proje ülke dışından da destek almaya başladı. Toplantıda bulunan Ahmeti, çalışmalarının hem ülke içinde hem de ülke dışında son hızıyla sürdürüldüğünü ve sadece Ege Üniversitesi içerisinde değil Türkiye çapında ilköğretim ve liselerden de destek gördüğünü söyledi. Toplantı sonunda bir de davette bulunan Prof. Dr. Nurselen Toygar, 25-30 Ekim tarihleri arasında bu proje kapsamında elini taşın altına koyan ve destek veren bütün kişi ve kuruluşları Ege Üniversitesine davet ettiklerini ve sandalyeleri teslim ederken hep beraber olmak istediklerini sözlerine ekledi.
  4. Atın ölümü Arpadan olsun Aç ayı oynamaz Körle yatan şaşı kalkar Kedi uzanamadığı ete mundar dermiş İğne atsan yere düşmez.. Üzüm üzüme baka baka kararır... Terzi kendi söküğünü dikemezmiş... Dost acı söyler
  5. google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);
  6. Uzun zamandır beklediğim haberdi inşallah sınava giren herkes için hayırlısı olur dualarınızı bizlerden eksik etmeyin Bu güzel bilgiyi bizimle paylaştığın için çok teşekkürler Serhat Bu demek oluyor ki artık ders zamanı
  7. Qysa insanı büyüten yalnızlık mıdır havel? biz bu kentlerde bu ömürlerin gecelerinde çürüsek bile şimdi eski dağlarda vakur bir şafak yırtılmaktadır ve dışarıda üşüyen bir haziran kalbimde yılların tufanından artık bir hazan YILMAZ ODABAŞI Diyor Yılmaz usta Bu güzel yazıyı bizlerle paylaştığınız için teşekkürler Hocam devamının gelmesini bekliyoruz emeğinize sağlık
  8. Leyla değilim dost, Lakin cağırırsan çöllere gelirim. Sana yalan halde gelmem, Kapıyı caldığımda kim o dersen, ben olmam kapında sen olur gelirim. Sen gel de yeter ki, yola yük olmam yol olur gelirim. Mevlana Umarım soracağınız soruya cevap olur hocam Emeğinize kaleminize sağlık
  9. Bende facebookta arkadaş listemi davet ettim bir çoğuda katıldı umarım bir faydamız dokunur
  10. Ramazan bitmek üzere ama çarpık kentleşmede çocuklar zaten ö(Ğ)lene kadar oruç tutmak zorunda.İçli işsiz,yüreği işli bir baba,çocuğuna,üstüne bir yıl bayramın sevinci sinecek bayramlık alma telaşında.Bayram(lık) diyoruz ama,çocuk için bayramın özü bayram(lık)ta.Biraz da ağzını tıka basa şeker doldurmak.Bir poşet.Umudu komşuların iyi şeker almış olması ve bir çift ayakkabı.Az yıpratarak çok şeker toplaması. Genç adam tutmuş sevgilisinin elinden,imkanı dahilinde.Sevgilinin aklı evinin panjurunda.Adam hayatla meydanda.Hayat kibirinden merdane.Aklı sevgilisinin aklındaki panjurda.Bir gömlek alsa planlarını etkiler mi acaba? Bir gömlek,elini öpmeğe gittinde kızın babasına, gözler gömleğin fiyakasında.Kapanıyor aklında panjurlar bir anda.Kardeşinin okuması gerekiyor daha...Bayramlığı sevgilisinin eli, kardeşinin gözlerindeki sevgiiannesinin hayalleri biraz da... Bu bayram bir eksik var yoklamada.El öpme sırasını devralmaya gelmiş vefasız büyük oğlan.Vefat etmiş Ahmet Amca.Bir kaç hediye çocuklara,küçük geline,annesine...Tutuluyor el üstünde.Babam görseydi havalarında.Bir eksik var yoklamada.Bayramlık takası kapının önünde.Bir araba... Soluk soluğa bayram telaşı çarpık kentleşmede; Bayramı gören insanları paçayı sıvayamamakta. Alıntı
  11. Öyle saf; Yüreklendi kalem kağıtlara.Henüz başlayacaktı ki kelimelere,kalemi benzetmelere takılmıştı aşkın.Bir şair denemişti.Aşk ahmaklıktı beyaz bir kağıtta. Öyle mutlu; Kucağındaydı mutluluk kalemin.Bulutların üstünde yansıyacakti ki kelimelere,kalemi ıslanmıştı aşkın.Aşk bir damla mutluluk göz yaşıydı bir kağıtta... Öyle tutkulu; Yakınlığı iki tenin,umrundamıydı kalemin.Yazacaktı ki o dudaklardan düşen kelimeleri,kalemi titredi aşkın.Aşk kalbin atış hızıydı,arsız bir kağıtta... Öyle zamansız; Aşkın ilk yüz metresiydi zaman.Nerde kalem?.Yazacaktım ki seni kaybetmenin korkularını,kalemi ürktü aşkın.Aşk korkak bir kağıttı köşeye saklanan... Öyle keşmekeş; Kan kustu yürekler kağıtlara.Henüz başlamadan kelimeler,kalemi kırılmıştı aşkın.Aşk buruşuk bir kağıttı çöp kutusunda. Öyle anlamsız; Ne kağıt olsun ne kalem..Sen ve ben...Bu aşkı işleyen...Ne sen yaz ne ben...Ne kokun sinsin tenimden sonra elyazına ne tarihi atılsın ayrılığın altına.Ne sen yaz ne ben...Sen ve ben...
  12. iyi ki geldin Şiirlerinle yazılarınla sohbetinle renk kattın siteye emeğine sağlık teşekkürler
  13. Emeğinize sağlık güzel bir şiir çıkarmışsınız devamının gelmesi ümidiyle
  14. Biliyormusun Tek sorum var kendimle şimdi Ahhh Ne Olacak Şimdi Halim İclal aydın'ın bütün şiirlerini çok beğenerek okuyor ve dinliyorum paylaşım için çok teşekkürler canım arkadaşım
  15. Sınav ankarada deniyordu merak ediyorum kaç kişi gidebilecek Ankaraya sınava girecek olanlar zaten engelli birde Ankara engeli koyuyorlar ben başvuru yaptım ama çok istediğim halde gidemiycektim inşallah tüm illerde değişikliği gerçekten olurda sınava girebilme şansımızda olur Bilgi için teşekkürler bir parça umut oldu