Berrin

Üye
  • İçerik sayısı

    2.150
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

21 İyi

2 Takipçiler

Berrin Hakkında

  • Derece
    Forum Kolik
  • Doğum Günü 15-05-1984

Güncel Profil Ziyaretleri

4.644 profil görüntüleme
  1. Dışarıdan katılım yapabiliyor muyuz acaba önemli bir toplantı olacağa benziyor ?
  2. Ben varım benimde c4-c5 yarı kesi.
  3. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, kamuya yerleştirilen engelli vatandaşların sayısını 10 bine tamamlamayı hedeflediklerini bildirdi. Bakan Çelik, sosyal paylaşım sitesi Twitter'dan yaptığı açıklamada, "Kurumlardan gelen talepler doğrultusunda 5 bin 423 engelli vatandaşımızın kamuya yerleştirilmesini Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'ne (ÖSYM) bildirmiştik. Dün Sağlık Bakanlığımızdan 3 bin 227 engelli memur talebi daha geldi. Diğer kurumlarla da görüşüyoruz, bu sayıyı 10 bine tamamlamayı hedefliyoruz" dedi.
  4. Evet Can bende gördüm ve ilgimi çekti Türkiyeye geldiginde ilgilenmek istiyorum.
  5. Çok sevindirici gelişmeler böyle haberleri okudukça umudumuz artıyor. Tşkler Can.
  6. İki yeni araştırmaya göre felçli hastaların beyinlerindeki kan pıhtılarını temizlemek için minik ağlar kullanılabilecek... Kan pıhtıları kan damarlarının tıkanmasına neden olarak beyne oksijen gitmesini engelliyor. Bu da hastaların felç geçirmesine ya da konuşma yetilerini kaybetmelerine neden oluyor. Lancet tıp dergisinde yayınlanan iki araştırma küçük ağların kullanımının felçli hastaların iyileşme oranını artırabileceğini ortaya koyuyor. Şu anda felç geçirenlerin kan damarlarını açmak için kullanılan farklı teknikler mevcut. Bazı hastalara pıhtı çözücü ilaçlar veriliyor ancak bu ilaçların tıkanmanın yaşandığı andan en fazla bir kaç saat sonra alınması gerekiyor ve tüm hastalar bu ilaçları kullanamıyor. Pıhtıyı damardan çıkarmak için geliştirilmiş başka yöntemler de var. Bazen damarlardan bir boru geçirilerek pıhtı sıkıştığı yerden oynatılıyor. Ancak bu her durumda uygulanabilen kolay bir yöntem değil. Önerilen yeni tedavi de bu yönteme benziyor ancak bir boru yerine küçük bir kafes kullanılıyor. Bu küçük kafesler, pıhtıyı damarın içinde yakalayıp hapsediyor. Böylece kafes vücuttan çıkarıldığında pıhtı da çıkmış oluyor. Bu yeni yöntemle tedavi edilen 113 hastadan yüzde 58'inin beyin fonksiyonlarını tamamen geri kazandıkları görüldü. Boru kullanılan yöntemde bu oran yüzde 33'de kalıyordu.Bu tedavinin uygulandığı 178 hasta üzerinde yapılan ayrı bir araştırma da bu tedavi yönteminin hastanın kendi başına yaşayabilme olasılığını iki katına çıkardığını gösterdi. Tedaviyi geliştiren araştırmacılardan biri olan California Üniversitesi'nden Prof. Jeffrey Saver bu tekniğin gelecekte daha sık kullanılacağını çünkü ilaç tedavisinden daha güvenli ve etkili olduğunu söyledi. Saver, "Pıhtı çözücü ilaçlar damarların sadece yüzde 40'ını yeniden açabiliyor. Bu küçük ağlar damarların yüzde 70 hatta yüzde 90'ını açıyor. Ayrıca bu tedavi pıhtı çözücü, kan sulandırıcı ilaçları kullanamayan hastalarda da uygulanabilecek'' dedi.
  7. İsviçre’nin Zürih Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda, omurilik felçlileri için umut olabilecek bir kök hücre aşısı geliştirildi. Araştırma, kaza sonucu omurilik felci olan ve göğsünden aşağısını hissetmeyen üç hasta üzerinde yürütüldü. Aşı, bağışlanmış cenin beyinlerinden alınan 20 milyon kök hücreden elde edildi. Aşı, hastalara felç geçirdikleri zamanı takip eden dört ila sekiz ay içerisinde hasar gören omuriliği sinirleri üzerinden uygulandı. 3 ay içerisinde 2 hasta göğsünden aşağıda kaybettiği hissetme duyusunu kazanmaya başladı. 6 ay sonunda ise göğüsleri ve göbek delikleri arasında dokunuş farkını ayırt edebilecek boyuta geldiler. Uzmanlardan Stephen Huhn, bunun omurilik felci tedavisi için kilometre taşlarından olduğunu açıkladı.
  8. Geçmiş olsun Ahmet. İnşallah hepimiz için umut olur hayırlı haberlerini bekliyoruz.
  9. Çok güzel bir hikaye gözyaşlarıyla bitirdim teşekkürler Can.
  10. Hakkında hayırlısı olsun güzel haberlerini bekliyoruz
  11. Kalp krizi geçiren hastaların kalbinde oluşan hasar, hastaların kendi kalbinden alınan kök hücreler kullanılarak iyileştirildi. ABD'de bilim adamları, kalp krizi geçiren hastaların kalbinde oluşan hasarı hastaların kendi kalbinden aldıkları kök hücreleri kullanarak iyileştirmeyi başardı. "Lancet" tıp dergisinde yayımlanan araştırmada, hasarlı dokunun yüzde 50 oranında azaldığı ve yeni kalp hücrelerinin sayısında beklenmeyen bir artış gözlendiği belirtildi. Cedars-Sinai Kalp Enstitüsü'nde yapılan araştırmaya kalp krizi geçiren 25 hasta katıldı. Kalp krizinden bir ay sonra hastaların boyunlarındaki damarlardan kalplerine gönderilen boru yardımıyla kalp dokusundan örnek alındı. Laboratuvar ortamında her bir örnekten elde edilen yaklaşık 25 milyon kök hücre, kalbi çevreleyen atardamarlara nakledildi. Sağlıklı Kalp Dokusu Oluştu Sol karıncıktaki hasarlı dokunun oranı, tedaviden altı ay sonra yüzde 24'ten yüzde 16'ya, bir yıl sonra ise yüzde 12'ye azaldı. Hastalarda hasarlı dokunun yerine beklenmeyen bir biçimde sağlıklı kalp dokusunun oluştuğu tespit edildi. Daha önce de Louisville Üniversite'sinde kalp yetmezliği teşhisi konmuş hastalar, kendi kalplerinden alınan kök hücrelerle tedavi edilmişti. Bu Tedavinin Önemi Büyük Kalp krizi, kan akışını engelleyen bir pıhtının kalbi oksijensiz bırakması durumunda görülüyor. İyileşme sürecinde kalp krizi sonucu ölen kalp kasının yerine oluşan doku, yeterince güçlü olmadığı için kalbin kan pompalama yeteneği önemli oranda azalıyor.
  12. Ne güzel gelişmeler bunlar duydukça umudumuz daha çok artıyor. Teşekkürler Canım.
  13. Güzel bir uygulama inşallah bundada birşey çıkmaz.
  14. ABD'de ilk kez insanlarda yapılan embriyo kök hücre tedavisi, ciddi göz hastalığı bulunan iki hastada olumlu sonuçlar verdi. Amerikan İleri Hücre Teknolojisi adlı şirketin yaptığı araştırmada, embriyo kök hücre naklinden 4 ay sonra iki hastanın görme yetisinde düzelmeler olduğu belirtildi. Körlüğe götüren iki farklı göz hastalığına yakalanan ve yasal olarak kör kabul edilen iki gönüllünün bir retinasının altına yaklaşık 50 bin kök hücre enjekte edildiği bildirildi. 50 yaşlarındaki ilk hastanın kalıtımsal Stargarth, 70'li yaşlardaki ikinci hastanın yaşa bağlı makula dejenerasyonu hastalığı olduğunun belirtildiği araştırmada, kök hücretedavisinden sonra iki hastanın durumunda iyileşme olduğu, daha önce sadece el hareketlerini görebilen ilk hastanın, nakilden sonra parmak hareketlerini farkedebildiği belirtildi. İngiliz "The Lancet" dergisinde yayımlanan araştırmada, hastaların durumunun takip edileceği ve yeni araştırmaların gerekli olduğu, ancak bu araştırma sonuçlarının körlüğün tedavisine ışık tutabileceği ifade edildi.
  15. Gerçekten sevindirici bir haber umutlarımız kaldığı yerden devam ediyor.